UZUN ŞIH TÜRBE VE CAMİSİ 

 

Pirlonda kuzan Sarılar mahallesi tarafında kurulmuş bir köydür. Pirlonda'nın ilim hocası Eminlerden olan Uzun Şıh büyük alimlerden olup zamanın fıkhı ve ilmi konularda bilgi kaynağıdır. Yavuz Sultan Selim döneminde yaşamıştır.
 

Yavuz Sultan Selim tahta çıkınca zamanın en güzide beldesi Bağdat'ı almak istiyor bu arada Doğuda Şah İsmail tehlikesi var. Bunu ortadan kaldırılması gerekli bunun içinde zamanın alimlerine danışıp onların fikirlerini almak isteyen Yavuz Alimleri hocaları çağırmak için haberciler salar. Bu arada Pirlonda'da meşhur bir medrese vardır hocası da Uzun Şıh dır. Haberi Pirlonda ya gelir. Uzun Şıh haberciyle beraber kalkar İstanbul'a gelir. Yavuz Sultan Selim bu hocaların ve ulema kişilerin ilmi seviyelerini anlamak için sarayın giriş kapı eşiğinin altına bir Kur'an-ı Kerim yerleştirir. Gelen hocalar içeri direk girerler. Fakat uzun Şıh gelince içeri girmez buyur ederler yine girmez eşikteki emaneti kaldırın öyle gireyim der. Padişah bu duruma çok sevinir. Hemen aradığım alimi buldum der Kur'an-ı eşikten kaldırır. Diğer hocalar geriye gönderilir. Uzun Şıh'ı huzuruna alır, padişah kendisinin bir sefere çıkacağını bu konu hakkında düşüncesini sorar. Osmanlıda alimlerden fetva alınarak sefere çıkılırdı. Yavuzda Uzun Şıh dan fetva ister Uzun Şıh'ta padişahım akşamki işini sabaha bırakma der. Padişah hemen ordusuna emir verir. Derhal hazırlıkları başlar ve ordu sefere çıkar. 1514 yılında Çaldıran denilen mevkide çetin bir savaş olur bu savaşta Şah İsmail ağır bir yenilgi alır. İran zapt edilir. Irak üzerine yürüyen ordu gecelemek için istirahata çekilir. Yorgun olan Yavuz çadırında uyumuştur.
 

Uyku anında bir tekme yediğini hisseder ve uzun Şıh'ı görür karşısında hemen irkilir uykusundan fırlar. Ordusuna emir verir. Ani baskınla Bağdat alınır. 1517 de Ridaniye savaşıyla mısır ve Arabistan yarımadasını da teslim alan Yavuz kutsal emanetleri halifelikle beraber alır. Ordu büyük bir coşkuyla İstanbul'a döner artık Osmanlıda İslam hilafeti devleti olur. ilk Osmanlı halifesi de yavuzdur.
 

Yavuz İstanbul'da Uzun Şıh'ı yanına çağırtır. Hocam Senin ilmin ve fetvanla İslam beldelerini bir baştan bir başa tek hilafet çatısı altında topladık Allah senden razı olsun bizden bir isteğin var mı der. Uzun Şıh'ta köyüne bir cami yapılmasını ister. Yavuz hemen emir verir. Cami yapımı içinde yer tercihi hocaya bırakılır. Hocada bugünkü büyük caminin yerini gösterir ve caminin buraya yapılmasını ister o dönemde bu yer köyün çok kenarındadır. Çünkü köy Sarılar Mahallesi Mevkiinde kurulmuş köy harici diğer yerler ormanıdır.
 

Uzun Şıh. Bu yer bugün köyün dışında kalıyor zaman gelecek burası köyün ortası olacak diyerek camiin yapımını başlatır. Bugünkü büyük cami yapılır. resmi kayıtlarda caminin ismi Uzun Şıh Camisidir. Osmanlı mimarisini inceliğini hala muhafaza eden bu cami köyümüzün en önemli Osmanlı eserlerinden olup aynı zamanda Taşkent'in en büyük camisidir.
Uzun Şıh. Bugünkü imam hatip lisesinin yerinde bulunan medresede birçok alim yetiştirmiş olup bu alimlerde Osmanlıya fikren ve zikren büyük hizmetler vermişlerdir.

 

Şevki BAŞÇI
Kaynak: Taşkent'in Doğuşu, 1974
(Uzun Şıh'ın Türbesi ve Cami)